Artık hayatımızın bir parçası olan sosyal medya, yapay zekanın yaygın kullanılmaya başlanmasıyla birlikte, yeni bir boyut kazandı.
Sanal bir hayata bir de yapay hayat eklendi!
Sosyal medya kullanımının faydaları, zararları, yaş kısıtlamaları hala gündemdeki önemini korurken; yapay zekâ ile birlikte her şey yeniden allak bullak oldu!
Sosyal medyayı iletişim aracı olarak görmeyen ve maalesef sanal bir dünyada başka bir kişiliğe bürünerek yaşayan insan sayısı giderek artıyor. Şu günlerde sosyal medya için yaş kısıtlaması konuşuluyor. Kesinlikle doğru bulmak ile beraber sosyal medya kullanan yetişkin insanların neredeyse bambaşka bir profil çizdiklerini de görüyor, kaygıyla izliyoruz.
Önceden filtreli fotoğraflara laf ederdik. Şimdilerde artık neredeyse yalnızca görüntüsüyle değil, kullandığı dil ve ifade ile bambaşka olan insanlara da tanık oluyoruz.
Gördüğünü ifade etmekte zorlanan, hatta kendini bile anlatamayan insanların; yapay zekâ ile anlamını dahi bilmediği kelimeleri kullanarak yeni bir profil, yeni bir dünya arayışı içinde olduklarını ibretle izliyoruz.
Konu çok fazla derinliğe ve birçok boyuta sahip. Ancak ben bunlardan yalnızca birini ele almak istiyorum. Şu fotoğraf meselesine kafayı taktım uzunca bir zamandır. Kişiler kendi fotoğraflarını istedikleri şekillere getirsinler, üzerinde oynasınlar. Bu beni ya da başkalarını ilgilendirmez. Ama konu Anıtkabir, Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk olunca bir dakika diyebilmeliyiz.
Malumunuz, ulusal ve dini bayramlarda artık herkes sosyal medyadan bayram mesajları, tebrikler paylaşıyor. Zira önemli günler kişilerin kendi fotoğraflarıyla süslenerek, aynı cümle ve mesajlarla paylaşıldığında gündeme duyarlı, vatansever veya dini bütün veya entelektüel gibi bir kimliğe bürünülüyor. Derinlik aranmıyor, aynı cümleler, ezber kalıplar…
Bir de paylaşımların dili var tabi ki!
Herkes kendi mahallesindeki paylaşım diline göre yol tutturup yürüyor.
Özgün bir şey yok!
Yapay zekâ ne yapsın! Onu kullanmak da bir zekâ istiyor ama nafile!
Neyse bu konuya girmeyeceğim, demiştim. Burada kalsın!
Fotoğraflarla oynamak öyle bir hal aldı ki; görünce şaşıp kalıyorsunuz. Beğenilere bakınca dehşete düşüyorsunuz!
Anıtkabir’de fotoğrafı olan biri mesela; o fotoğrafı süsleyip (yanlış anlaşılmasın mozole önünden bir kare) kutlama fotoğrafı olarak paylaşıyor. Zaten orada yüzünde güller açarak fotoğrafının olması ayrı dert bir de üzerinde oynayarak tamamen ciddiyetten uzak, saçma sapan bir paylaşım yapması ayrı bir dert. Bir dünya insan da beğenmiş! Yorumları geçtim, bu insanlara kimse “Bu fotoğraf nedir?” diye sormuyor mu?
Umreye, hacıya gidenler zaten dilek ve temenni uzmanı!
Yok görüntülü mesajlar, yok not yazılı kağıtlarla paylaşımlar!
Oralardan döndükten sonra da etki devam etsin diye mi bilmiyorum; onların da üzerinde oynayarak, türlü türlü yazılar yazıp, fotoğrafları montajlayıp yanlarına başkalarını ekleyerek yayınlamak nedir ya!
Yapay zekayı kullanın kardeşim. Doğru yazılar yazın, doğru mesajlar verin. İmlaya, yazım kurallarına uyun. Oh mis. Burada sorun yok. Bilmem kaç yaşına gelmiş insanların iki cümle kuramamasını görmekten bin kat daha iyi ama bu fotoğraf olayı nedir?
Ne kutsal kaldı ne ciddiyet!
Filtreleyin fotoğraflarınızı, alın yapay zekadan mesajlarınızı paylaşın mis gibi
Bırakın Kâbe yerinde kalsın, bırakın Atatürk yerinde kalsın!






