İşte mRNA aşıları gerçekleri

Corona virüsüne karşı ilk onay alan Pfizer-BioNTech aşısını olduktan sonra 24 kişinin hayatını kaybetmesi endişelere yol açtı. İşte kansere karşı bulunan ve ABD'nin ilk geliştiren şirketi satın almaya çalıştığı mRNA aşısının öyküsü...

İşte mRNA aşıları gerçekleri
16 Ocak 2021 - 15:49

Corona dünyayı sarsmaya devam ederken, aşı çalışmaları da hızla sürüyor. Avrupa ile Amerika'da peş peşe yeni tip aşılar onaylanıyor. İlk onaylananlar ise Pfizer/BioNTech ile Moderna’nın aşısı oldu. İkisi de DNA'lara, nasıl protein üreteceğini öğreten mRNA aşısı. Ancak bu aşının, uzun vadeli sonuçları bilinmiyor. Hükümetler, “Şu anda bu var ve hiç yoktan iyidir. Araştırmalar da kötü sonuç vermedi” diyerek biraz da mecburen bunları alıyor. Tarihin gördüğü en büyük aşı savaşları da perde arkasında…

YÜKSEK FİYATTAN SATIYORLAR

İlk çıkanlar, bir anda milyarlarca dolarlık talep aldı ve her geçen gün aşı satıyor. Pfizer ve Moderna'nın kasaları doluyor. Üstelik toptan fiyatı 12 ile 15 dolar olduğu halde. Zengin ülkeler, “Önce biz halkımızı aşılayacağız” diye kavga ediyor. Moderna'nın açıkladığı gibi, mRNA aşısı sadece iki günde Covid-19'a uyarlandı.

Onay süreci nedeniyle uygulama gecikti. Ama gelişmeler de, “İyi ki gecikmiş” dedirtiyor. Ucuz, bilinen, güvenli ve klasik aşılar ise geç başladıkları için geç çıkıyor. Para kavgası bir yana bırakılırsa en büyük soru, bu aşıların ne kadar başarılı olacağı ve ileride ne gibi sorunlar yaşatacağı. İşte bunu ayrıntılarıyla inceledik ve çok ilginç sonuçlara vardık.

mRNA'NIN 20 YILLIK TARİHİ

mRNA aşısı özellikle kansere karşı geliştirildi. Kısa süre içerisinde diğer hastalıklara karşı da çevrilebileceği görüldü. Diğer hastalıklardaki etkisi henüz belli değil ama ilk sonuçlar kanserle mücadelede görüldü; Başarısız…
Bu aşı, 2000'li yıllarda gen terapisini kullanmayı düşünen Alman bilim insanları ve diğerlerinin katkılarıyla geliştirildi. Bugüne dek ‘ara sıra başarılı olan’ sayısız terapötik girişimde, araştırmacılar DNA’yı vücut hücrelerine yerleştirdiler ve hastalığın nedenini yok etmeyi umdular. Bir süre sonra da genetik yapının diğer unsuru, ribonükleik asit mRNA dikkati çekti.

AŞIYI BULAN ÜÇ ALMAN…

30 Ağustos 2000’de, mRNA’nın olası tıbbi faydalarına odaklanan ‘European Journal of Immunology’ de bir makale yayınlandı. Bu makalede, RNA'ların patojenleri yok edecek antikorlar ve T hücreleri üretmeyi teşvik ettiğine değinildi ve mRNA aşılarının “büyük miktarda üretilmesinin” yolu açıldı.

Ingmar Hörr.

Bu araştırmanın yazarları Prof. Dr. Hans-Georg Rsameee, Prof. Dr. Günther Jung ve doktora öğrencisi Ingmar Hörr idi. Bu üç bilim insanı, mRNA tedavileri için Tübingen'de Curevac şirketini kurdu.

ŞAHİN VE TÜRECİ DE BUNA ÇALIŞTI

Diğer bilim adamları da bu alanda çalışmaya başladı ve Prof. Dr. Uğur Şahin ile Özlem Türeci de, 2000'lerin ortalarında aşı çalışmaları yaptı. Hatta kanserin bir türüne karşı başarılı da oldular.

Uğur Şahin ve Özlem Türeci.

Herkes ve özellikle mRNA'lı aşı sistemini ilk geliştirenler, bu yeni tedaviyle bağışıklık sisteminin güçlendirilebileceğini düşünmüşlerdi, üç yıl sonra da ilk kanser hastası tedavi edildi. Ancak başarı uzun sürmedi. Yatırımcılar da umut görmedi.

 

KANSER HÜCRELERİ DAHA AKILLI

Geçtiğimiz aylarda FOCUS Dergisi'ne konuşan CureVac'ın yönetim kurulundaki bilim insanı Ingmar Hörr, “mRNA kullanarak kanser tedavisinin zorluğunu hafife aldık. Kanser hücreleri, virüslerden ve diğer proteinlerden daha zeki” açıklaması yaptı.

Hörr, dünyanın salgını yenmeyi istediği mRNA teknolojisinin öncüsü. mRNA aşıları şimdi dünyayı Covid-19'dan kurtaracak aşılardan ve CureVac da bunu üretmeye hazırlanıyor. mRNA sistemini bulan, öncüsü olan bir şirket, Pfizer/BioNTech ve Moderna'dan geride. Şu anda, Elon Musk'ın aldığı bir fabrikada geliştirilen RNA-Printer'ler (yazıcı) ile seri şekilde aşı üretimi planlanıyor. İlk aşılar bu yılın ortalarında çıkacağa benziyor.

TRUMP ‘BİZE SATIN’ DEDİ

Bu sistemle tahminen ilk etapta 14 milyar doz aşı üretileceği planlanıyor ve Ingmar Hörr, FOCUS'a neden yarışta geç kaldığının öyküsünü anlatıyor.
CureVac geçen yılın mart ayı başlarında, aşı çalışmalarıyla bir anda parladı. ABD'nin başkenti Washington'da, Başkan Trump'ın da yoğun talebiyle bir aşı zirvesi düzenlendi. Almanya'dan katılan tek şirket CureVac'tı. Şirketi temsilen giden o zamanki CureVac CEO'su D.M., 2 Mart'taki toplantıya katıldı ve orada yüksek miktarda parayla ABD'ye transfer edildi. ABD, CureVac'ı satın almak istiyordu. Ancak CureVac'ın Almanya'daki finansmanı milyarder Dietmar Hopp buna karşı çıktı. 11 Mart'ta ise mRNA aşısının mucitlerinden Ingmar Hörr, D.M.'nin yerini aldı. Beş gün sonra ise olanlar oldu.

OTEL ODASINDA BEYİN KANAMASI

Hörr, Berlin'deki otel odasında “ani beyin kanaması” geçirdi. Suikast girişimine uğradığı da iddia edilen Hörr, Charite Hastanesi'nde günlerce komada kaldı. Uyandığında kafası karışmıştı, vahşi fantazileri vardı. Çevresinde Rus kökenli hemşireler gördü, gizli servislerce kaçırıldığını düşündü ama şimdi CureVac'a dönüyor.
Alman ve ABD'li zenginlerin, Bill Gates'in, Elon Musk'ın yüksek paralar yatırdığı CureVac, mRNA aşısına 2021 ortalarında onay alabilecek. Bir dönemler kansere karşı etkinlik sağlayamayan mRNA aşılarının, coronaya etkili olup olmayacağı ise henüz sır olarak kalmaya devam ediyor.

PROF. BİLGİN: SONUNU BİLMİYORUZ

Giessen'deki Türk Alman Sağlık Vakfı Başkanı Prof. Dr. Yaşar Bilgin de mRNA'da şüpheler olduğunu söylüyor.

Bilgin, “Moderna-CureVac ve BioNTech aynı yöntemi uyguluyor. mRNA'ların tedavide kullanılması fikri 2000'lerin başındaydı. Uğur Şahin ve ekibi erken davranıp onay için başvurdu. Bu aşı, son 10 yılda çalışan bilim adamlarının ortak başarısıdır. Tabii ki BioNTech de dahil.

Prof. Dr. Yaşar Bilgin.

Buradaki sorun şu; mRNA ile DNA'lara mücadeleyi öğretme sisteminin uzun vadede ne yapacağını bilemiyoruz. Haklı şüpleler var. Covid-19, yayılma hızı ve ölümcül olması nedeniyle, çok korkutuyor ve eldeki aşılara talep patlıyor. Ancak nedense, AstraZeneca'nın (vektör aşı, klasik aşı) adı zikredilmiyor. Bu bilinen aşı ve sonuçları da biliniyor. Avrupa'da bunu gündeme getirmemeye çalışanlar var” diye konuştu.


YORUMLAR

  • 0 Yorum